Açık: Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin tüm maddelerini uygulamalıyız

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Açık, 20 Kasım Dünya Çocuk Günü dolayısıyla açıklama yaptı:

PAYLAŞ
Açık: Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin tüm maddelerini uygulamalıyız
Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Açık, 20 Kasım Dünya Çocuk Günü dolayısıyla açıklama yaptı:

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Açık, 20 Kasım Dünya Çocuk Günü dolayısıyla
yaptığı açıklamada, Türkiye’de okul çağındaki yüz binlerce çocuğun çalışmak zorunda
kaldığına dikkat çekti. Açık, “Çocuklarımızın gelecekte kendi ayakları üzerinde duran,
bağımsız ve üretken bireyler olabilmeleri için ülke olarak da taraf olduğumuz Çocuk
Hakları Sözleşmesi’nin tüm maddelerini uygulamalıyız. Bu kapsamda eğitim,
beslenme, eğlence, dinlenme gibi haklarını vermeli, onları ekonomik sömürüden, her türlü istismar ve ihmalden korumalıyız” dedi.

Birleşmiş Milletler tarafından 1989 yılında kabul edilen ve Türkiye’nin 1995 yılında taraf olduğu
Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin kabul edildiği tarih olan 20 Kasım, her yıl Dünya Çocuk Günü
olarak kutlanıyor. Ancak dünya genelinde çocukların yaşadıkları zorluklar bu günü bir kutlama
olmaktan çıkarıyor. Bu önemli günün okula gidemeyen, özellikle savaşın ve yoksulluğun hüküm
sürdüğü coğrafyalarda küçük yaşlarda yaşam mücadelesi vermek zorunda kalan çocuklara
yönelik farkındalık ve savunuculuk yaratmaktan öteye gidemediğini söyleyen Halk Sağlığı
Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Açık, “Tüm çocukların, Çocuk Hakları Evrensel Bildirgesi’nde yer alan
haklarını yaşamaları için kamu, özel sektör ve sivil toplum örgütleri multidisipliner bir
yaklaşımla ve mevcut sorunlar ortadan kaldırılıncaya dek emek vermelidir” dedi. Açık, Dünya
Çocuk Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, çocuk işçilere ve eğitimden mahrum kalan
çocuklara dikkat çekti.


“Çocuk işçilerin sayısı 160 milyona yükseldi”
Dünya genelinde çocuk işçi sayısında artış yaşandığının altını çizen Prof. Dr. Yasemin Açık,
“Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve UNICEF tarafından bu yıl yayımlanan bir rapora göre,
çocuk işçilerin sayısı son dört yılda 8,4 milyon artarak 160 milyona yükseldi. Son 20 yıldır ilk
defa çocuk işçi sayısı yükselişe geçti. Özellikle Covid-19 nedeniyle yaşanan ekonomik zorluklar
ve okulların kısmı olarak kapanması daha fazla çocuğun okul çağında çalışmasına neden oldu.
Ülkemizde de 2019 yılında TÜİK’in yayımladığı bir araştırmaya göre 720 bin çocuk bir ekonomik
faaliyette çalışıyor. Çocuklarımızın yüzde 4,4’ü bir işte çalışmak durumunda kalıyor” dedi.

Ortaokul tamamlama oranımız henüz yüzde 70’ler seviyesinde
Çocuk işçiliğinin eğitim hayatını da tehlikeye attığını ifade eden Açık sözlerini şöyle sürdürdü;
“TÜİK tarafından geçen yıl paylaşılan Milli Eğitim Bakanlığı örgün eğitim istatistiklerine göre
ortaöğretim, diğer bir deyişle lise çağında okullaşma oranı yüzde 85,2 seviyesinde. Bu oran dahi
arzu ettiğimiz seviyenin gerisindeyken, liseyi tamamlama oranımız yüzde 70,3’te kalıyor. Yani
liseye giden her 100 çocuğumuzdan 30’u eğitimlerini tamamlamadan okuldan ayrılıyor.
Çocukların en temel haklarından biri olan eğitim hakkını sağlamamız için okullaşma ve okul
tamamlama oranlarımızı yüzde 100’e ulaştırmamız gerekiyor.”


“Her türlü istismar ve ihlalin önüne geçmeliyiz”
Erken yaşta ekonomik faaliyette bulunmaya başlayan çocukların maruz kaldıkları fiziksel ve
duygusal istismara ve ihmallere de değinen Prof. Dr. Yasemin Açık, “Çocuklar, küçük yaşlarda
çalışmak zorunda bırakılmaları yetmiyormuş gibi bir de çok düşük ücretlerle ve sigortasız olarak
çalıştırılarak duygusal ve ekonomik istismara uğratılıyor. Bununla birlikte zaman zaman
kamuoyuna da yansıdığı gibi yetişkinlere göre zayıf ve savunmasız olduklarından fiziksek
istismara da maruz kalabiliyorlar. Çocuklarımızın gelecekte kendi ayakları üzerinde duran,
bağımsız ve üretken bireyler olabilmeleri için ülkemizin de taraf olduğu Çocuk Hakları
Sözleşmesi’ni tamamen uygulamalıyız. Bu kapsamda; güvenli bir ev ortamında yaşama, eğitim,
beslenme, sosyal yaşam, spor, eğlence, dinlenme gibi haklarını vermeli, onları ekonomik
sömürüden, her türlü ihmal ve istismardan korumalıyız. Burada öncelikli sorumluluk ve rol
anne babanındır. Ebeveynlerin ihmali durumunda ise sorumluluk devlete düşmektedir” diye
konuştu.


“Covid-19 çocukların ruh sağlığını etkiledi”
Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’de çocukların ruhsal esenliğinin de dikkate alındığını belirten
Prof. Dr. Açık, Covid-19'un çocukların iyi olma hallerini etkilediğini vurguladı. UNICEF’in “2021
Yılında Dünya Çocuklarının Durumu” raporundan bahseden Açık, “Özellikle Covid-19
döneminde okullarından, arkadaşlarından ve oyundan uzak kalmak çocukları etkiledi.
UNICEF'in en son verilerine göre, dünya genelinde 7 çocuktan en az 1'i karantinadan doğrudan
etkilenirken 1,6 milyardan fazla çocuk eğitiminde kayıplar yaşadı. Rutinlerin, eğitimin,
eğlencenin kesintiye uğraması ve aile geliri ve sağlıkla ilgili endişeler, pek çok gencin korkulu ve
öfkeli hissetmesine ve gelecekleri için endişe duymalarına neden oluyor. Bu noktada raporda
da belirtildiği gibi sevgi dolu bakım verenler, güvenli okul ortamları ve olumlu akran ilişkileri
gibi koruyucu faktörler, ruhsal rahatsızlık riskini azaltmaya yardımcı olacaktır” açıklamasında
bulundu.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN